filer, geride kalanlar, bakış açıları, vs. vs. vs.....

ben bilinen insani ilişki sınırları içerisinde
masum, tutarlı, aklıbaşında bir şey düşünmüştüm,
sen gece kaçkınıydın, durdurak bilmeyen bir hırsız
gibi soyunuyordun geceye ve soyuyordun kabuklarını
gecenin,
ben kimseye git burdan demek istememiştim, demek
zorunda kalıncaya kadar.
sen oradaki o duruşunla o bakışınla nasıl
tavladıysan
beni,

oradaki o deyişinle o delirişinle hak ettin
gitmeyi.
ben sana dur demeye, seni değiştirmeye, seni
kullanıp
senden başka bir sen yapmaya kalkışmamalıydım,
sen duvar görünce yanından geçeyim diyeceğine
üstünden
atlıyayım da manzarayı da göreyim diyenlerdendin,
ben manzara olacak kadar, manzaraya duracak kadar,
manzaraya bakacak kadar vakti olmayanlardandım,
biz yarattığımız bu manzaranın gölgelerine sığınıp
yaşayan korkak iki insan, 
hamaböcekleri, geceyi kollayarak, karanlıkta
saklandıkları deliklerden çıkıp, taze et ararken, 
ışık yandığında nasıl kaçıyorlarsa deliklerine, 
işte öyle aittik birbirimize... 
alette durmayıp da dona düşen çiş misali
kaçınılmazdı tüm yaşananlar
ve kaçırılmazdı hücrelerin bu isteği,
üzerine duygu soslu makarna yiyip su katılmamış rakı
içerek kutlanacak bir şölen,
taaa ki iğfal edilmemiş bir yerini bırakmayana kadar
beyninin
sokup çıkarmalıydım düşlerimi ve düşüncelerimi
ve öyle oldu da zaten
annesinin salçalık ayırdığı domatesleri
ortasından delip zikmek suretiyle doyuma ulaşan ergen
misali
ziktim beynini...

ozzzz

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !