gel gel yanalım ateşi aşka

güzel yazmışsın be baba devamını getirsene bunun.
ha bu arada yazılarıma bakınca benim depresyonda veya
eşiğinde olduğumu düşünebilirsin ki kirliparada ki
yazıyıda okuduysan....
ama değilim işte
olmayıda redediyorum
ben depresyona giremem
hasta olamam
ruh hali aynen devam ediyor
mantıklı düşününcede ne var diye?
şükret otur haline işte
karnın tok sırtın pek
sol elimde işlevini kaybetmedi?
belanımı arıyorsunda depresyano gircen
diyorum kendime
evet o şiir bukowskiye ait
yani ben domuz gibiyim,
en azından kendime ve soranlara öyle diyorum
kuyruğu dik tutmaya çalışıyorum kısaca
ha kandırabiliyormuyum?
tabiiki.
yüzyılın kandırması oluyor
herneyse skimde değil
ne ruh halimde olduğum.
zaten olsam bile
bu açlıktanmı, sigarasızlıktanmı, kafeinsizliktenmi,
alkolsuzluktenmi, yoksa hayatın tek düzene
binmesindenmi kaynaklanıyor onu düşünemicek kadar
yukardaki şeylerle meşgulum.
PLEASANTVILLE isimli bi film var
dün akşam cnbc-e de gösterildi
tabii bu filmi adını bulmak için önce ekşisözlükten
ville olarak baktırdım ki bulamadım sonra ntvmsnbc ye
ordan cnbce ye ordan dün akşamki yayın programına
girdim filmin adını buldum
sonra ekşi sözlükte yazılanları okudum
ve ok dedim.
ben bu filmi kanallarda 4. veya 5. defa rastladım
ve hepsindede seyrettim
iki kardeş bi şekilde siyah beyaz bi dizinin içine
girip ordaki iki karakter oluyor
bu dizideki insanlar o kadar doğrularki wc leri bile
yok
sıçmıyorlarlar sex yapmıyor vs. vs. vs...
sonra bizim iki kardeş bunlara bilerek ve bilmeyerek
bişeyleri öğretiyor ve dizi yavaş yavaş renklenmeye
başlıyor. vs.
nedense bu filme her rastladığımda seyretmem
gerekiyormuş gibi hissediyor ve seyrediyorum
ezberledim nerdeyse ama yinede çekiyor işte.
o kadar güzel bi filmde değil
ama
sanki su gibi yani colayı,ayranı, birayı tercih
edersin ama
susayınca da su içersin gibi bi film.
umarım ifade edebilmişimdir:-)
herneyse
senin Lou Reed'in "Perfect Day" isimli şarkısına
karşılık
bi cevap vermek istedim sanırım
senin perfect day in varsa
benimde PLEASANTVILLE var şeklinde.
bu şekilde kendimi yetersiz, geride kalmış duygusundan
kurtarmaya çalışıyorum işte
sizin onlarınız bunlarınız varsa
benimde bu cicilerim var demek istiyorum sanırım.
herneyse ağlamadan buraya kadar yazabildim
şansımı zorlamayayım daa fazla
ankaradan bu yana, tezer özlü, alende botton ve
bukowski bitti. şimdi elias canetti var elimde
körleşmesi
körleşme hakkında bi yorum yapmıcam daa
sadece 3. defadır elime aldımı söylemekle yetineyim
ama referansları iyi
sevdiklerim ii şeyler söyledi hakkında
sabırla okuyorum şimdilik.
okunacak çok kitab
skilecek çok göt var
bense hepsine yetişemiycek olmanın derdi içindeyim
ve yetişebildiğimi halletmeye çalışırken
yetişsemmi
yoksa
bir kuran
bir marilyn monroe
bulup kıçımın üstüne otursammı
nın muhasebesini yapıyorum bir yandanda
bir sonuca varınca
haber verir
gözlerinden öperim kardeşim
sağlıcakla kal
mustafa

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !