goldın şovır


kıym - et - li  arka - daş - ım  kafa - kan, nasılsın iyisin hoşsun?
bu tacizlerime daha ne kadar cevap vermeden kanatlanabileceğini zan-etmektesin,ne kadar kanamadan duracaksın, kimsin sen ki bire kafir,bire deyyus, bire iblis.
sen ki "rüyasında bir kelebek olduğunu gören ama uyandığında ise kelebek olduğunu düşlemiş bir insan mi, yoksa insan olduğunu düşleyen bir kelebek mi olduğunu bilmiyen" mahluk. (rüya filminden kim du dak)
elbet ayaklarıma kapanıp yalvaracaksın affet beni kıymetlimiss dicen
değerini bilemedim gözüm kamaştı seni göremedim dicen.
Botlarımı yalarsan o gün işte affetcem seni.(kim ayağımı öperek yalvarıyor)
sen botlarımı yalarken ben üzerine işicem goldın şovır yani(geçen cumartesi akşamındaki toplu sexten)
sonra sarılcaz sonsuza kadar ööle kalcaz. ama sonsuzlukta göz açıp kapanıncaya kadar gelip gidcek
sen yine bir tırtıl olcan bense rüyalarını hatırlayamayan.
sonra rüyalarda bedenler karışacak
tırtıl kelebek olcak beden uyanacak
döngü devam edecek
kuyruğunu yiyen yılan gibi
tırtıl, kelebek, rüya, uyanmak, karışmak...
Ha tıp bayramın, haftanda kutlu olsun bu arada.... yılan deyince aklıma geldi bayramın. gerçi yılan farmacıların semboluydu herhalde, yoksa hem tıpcıların hem farmacılarınmı?
yine herşeyi bilme ama emin olamama dur durumu, birden böyle gerçeklikle uyanıyorsun işte.
önerilerin raf ömrü ne kadardır bu arada imalatından sonra?
varmı hayatında kimse oha ne insan ama dediğin?
seni besleyen sana kapılar açan biri
bilmediğin diyarlara, rüyalara sokan
bi kitap bi film bi insan bi mekan
varsa söyle bende dalayım
ağzını burnunu kırayım.
Sonra yaralarını, kanamalarını, yalayarak,işeyerek durdurayım.
yaramazsa hiçbiri işe boğazıma parmak atıp spermlerini çıkartırım midemden merhem niyetine.
seni seviyorum dostum derim
kıymetlimsin sen benim derim
sıkıca sararım kollarımla terapi niyetine.
gri gökyüzü, hiç eksilmeyen bir yağmur, bir plazanın cam kenarında, masa başı, pc önünde
yazarken bunları sana
sıcak bir döşek istiyorum kollarının arasında.
kollar değişsin, mekan değişsin,
döşek bazen bir sahil kenarında, bazen bir dağ evinde bazen bir çatıkatında, üstünde hep ben olayım çıplak bir bedenle.
döşek ve ben aynı kalayım.
her sabah yanımdaki bedenle beraber bende yenileneyim
her sabah yeni birine günaydın seni seviyorum deyip
yeniden sevileyim.
19mart perşeme gecesi
geçen cumartesi sex partisininde olanlardan birinin evinde,
alan kodu 212.
başbaşa gece geçirdik.
mumlar yoktu şarapta,
o balık kızarttı ben salatayı yaptım
söylediğine göre tatlı niyetine ben vardım.
biralar eşliğinde
seviştik 4-5 saat.
porno seyrederek
sigara içip masturbasyon yaptık birbirimize sevişme aralarında
ben onun agzına boşaldım.
o öperken beni, boşaldıklarımı geri verdi.
sarışındı
spora gidenlerdendi
istanbullu değildi ama 15 yıldır burdaydı.
keyifliydi ama.
ama sıkılacağım
3-4 beraberlikten sonra
sinyallerinide aldım.
güzel bir güne uyandım 20 mart sabahında
evinden çıktığımda güneş eski evlerle dolu olan o uzun sokağı ısıtıyordu.
işe geldim
kavemi içip görüşmeye bir üniversiteye gittim
alan kodu216
12 gibi şirkete dönüp öğlen yemeğine çıktım
yemekte eski iş arkadaşımla yemek yiyip
bu satırları yazmak üzere
masa başına oturdum
ve kalkamadım bir daha
minik bir beyin damarının çatlamasıyla
kafam klavyenin üstüne, kollarım iki yana, kıçım biraz geriye kaydı sandalyeyle beraber.
ve beynimde yarım kalan hikayeler
klavyenin tuşlarına dokunmaya başladı.
okuduğum,seyrettiğim dinlediğim, gözlemlediğim, düşündüğüm,yaptıklarım yapamadıklarım herşey ama herşey beynimin içinde yeniden canlanıp bir bütün oluşturmaya başladı.
ve bu hayatımda öğrenmiş yaşamamış olduğum herşey bir anlam kazanıp bu satırlara döküldü.
ve siz şimdi insanlık tarihinden itibaren yazılan, yaşanılan ortaya konulan herşeyin, her eserin, ortaya konma sebebine, sonucuna vakıf olacaksınız. binlerce yıldır insanoğlunun aradığı o cevabı bu satırlarda bulacaksınız.
basit olacak, hepiniz herkes anlayacak ve gözünüzün önünde olan bu cevabı niye göremediğinizi soracaksınız birbirinize.
üşüyeceksiniz güneşin altında,
deriniz yanacak ama kemikleriniz donacak
yalan olacak bildiğiniz herşey
tüm doğrularınız yok olacak yanlışlarınızla beraber
ısınmak için sarıldığınızda birbirinize derileriniz yapışacak
acı içinde ayrılacaksınız birbirinizden
bir daha sarılmamak üzere
ne tükrükleriniz ne spermleriniz işe yaramayacak yaralarınızı iyileştirmede
kalakalacaksınız tek başınıza kalabalıkların içinde
teniniz yanacak ama kemikleriniz donacak
hazırsanız tüm bunlara başlayayım anlatmaya.

tafa
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !