Rüyalar evi

RÜYASI

bugün seni gördüm rüyamda

birde senin ikizin vardı

ama o ikizin okuldan bir arkadaşımız imiş

sizi Ankara’da evinizin önünde görürüm

ama evin şimdiki evin değil

bambaşka bir ev eski ve virane 

sonra merdivenlerden yukarı çıkarız

gri sıvaları dökülmüş her yeri toz kaplamış basamaklardan

ikizinle seni dışarIda gördüğümde sizi o şekilde samimi konuşurken içimde kıskançlık ve öfke oluşur

uzun zamandır görüşmeyen birbirini sormayan arkadaşlar şimdi beni dışarıda bıraktılar diye

sonra sen ve ben oluruz sahnede senin dairenin kapısında

annende üst katta oturmaktadır artık. Ankara’ da onu görüp görmediğimi hatırlamıyorum rüyamda

içeri gireriz

evinde gridir dümdüz duvarlar, nerdeyse hiçbir eşya yok giriş holünde, rutubetli

ama hani seninle istiklalde bir otelde kalmıştık tuvaletini hatırlıyor musun?

tuvaletinin duşluk kısmını aynen o şekilde

yerden iki metre yükseklikte duvara monte edilmiş eski bir duş başlığı ve altında

vanası

ben girer ve duşu açarım başımı yıkarım soğuk suyla

sen denize bakmaya gidersin

o esnada esra hakkında birşeyler söylersin

ne dediğini anlamam

rüyamda esrayı ve denizi görüp görmediğimi de hatırlamıyorum

sabah evden işe gelirken otobüste uyumak için rüyamı sana nasıl anlatacağım kendime anlatarak uyuya kaldım

mecidiyeköye geldiğimde

anlattım nasıl olsa bir daha maille anlatmama gerek kalmaz dedim

ama anlattım işte

durum bundan mütevellit

denize esraya ve ahmete bol selam benden

 

TABİRİ

Uzun süredir bilgisayarımda Sezen’in çıkmış bütün albümlerindeki şarkılar mevcut. Arada, böyle, bilgisayara takıldığımda, evde, fonda, sezen çalıyor ve bu kadın bana seni hatırlatıyor daima, sanki bu kadının soyadı “mustafa”... tabir-i caizse, rüyanı tabir edeceğim, seni ve rüyanı. Öncelikle azarlamak lazım seni, millet para rüyaları kurar ve görürken senin böyle manasız mevzularda takılman otuz beş yaşına merdiven dayamış bir adam olarak halen yirmili yaşlar civarında takılı kaldığının delaleti değil de nedir ki?  Şimdi, şu rüyadaki ikiz şahsiyle başlamak isterim, zira kanımca ikizim olarak addettiğin kişi yine sensindir, değil mi? Başka kim olacak? Ve bu birlikteliğe karşı öfke ve kıskançlık duyan ise senin diğer yanın olmakta, yani yaşadığın kişilik bölünmesinin ilişkimize senin açından yansımasıdır bu durum. Daha açık şekliyle senin bir yanın dünya ile dolayısıyla benimle de barış, huzur ve mutluluk içindeyken ve hatta biribirini özlerken, diğer tarafın her şeye uzaktan, hamaset dolu duygularla bakmakta bu da seni insanlar içerisinde hep sıra dışı ve ulaşılmaz yapmaktadır. Dolayısıylan bu rüyada rüyayı gören kişi hamaset duyan kişi olmakta ne kadar kendini olaylardan ve dünyadan uzak tutmak istese de bunu başaramamaktadır. Bana ait olan evin yıkık dökük ve viran olması dikkat çekicidir. Senin içinde, benim hayatımda düzgün gitmeyen bir şeyler olduğuna dair bir kaygı var. Benim esra hakkında bir şey söylemem ve senin de bunu duymaman hayatımda düzgün gitmeyen şeyin Esra olduğu düşüncesini getiriyor akla. Tabiri biraz daha bilimsel bir platforma kaydıralım dostum. Merdivenlerden bahsediyorsun ya, işte Freud’a göre merdiven boşluğu kadının rahmini simgeliyor. Hiç şaşırmadın di mi özellikle Freud’a göre kısmına. İşte buradan da senin halen anne rahmi özlemi içinde olduğun çıkarımına varıyoruz. Freud oğlum bu, boru değil. Taksim’deki eski otelin bu rüyaya mekan olmasına hiç şaşırmadım.     

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !